Anksiyete bozuklukları
Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi)
Sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal fobi); olumsuz değerlendirilme, utanç ya da rezil olma korkusuyla sosyal ve performans durumlarından kaçınmaya yol açan, yaygın ve tedavi edilebilir bir anksiyete bozukluğudur.
Sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal fobi), sosyal ve performans durumlarında başkalarınca olumsuz değerlendirilme, utanma, rezil olma ya da reddedilme korkusuyla tanımlanır. Kişi bu durumlarda yoğun kaygı yaşar, çoğu zaman onlardan kaçınır ve bu durum yaşamını kısıtlar. Genellikle ergenlikte başlayan, yaygın ve tedavi edilebilir bir anksiyete bozukluğudur.
Sosyal anksiyete bozukluğu nedir?
Sosyal anksiyete, gündelik bir çekingenlik ya da utangaçlıktan farklı olarak; korkunun sürekli, aşırı ve kişinin işini, ilişkilerini, eğitimini kısıtlayacak düzeyde olduğu klinik bir durumdur. Korku çoğunlukla topluluk önünde konuşma, yeni insanlarla tanışma, yemek yeme ya da izlenme gibi durumlara odaklanır; kişi kaygısının belli olmasından da endişe eder.
Türleri / alt tipleri
Güncel tanı sistemi (DSM-5) tek bir “yalnızca performans” belirleyicisi tanımlar: kaygı yalnızca topluluk önünde konuşma veya performans durumlarıyla sınırlıysa bu belirleyici kullanılır. Diğer durumlarda korku birden çok sosyal ortama yayılır.
Belirtileri nelerdir?
- Sosyal ortamlarda yoğun kaygı ve gözlenme/yargılanma korkusu
- Yüz kızarması, terleme, titreme, kalp çarpıntısı, ses titremesi
- Utanç yaşama ya da kaygısının fark edilmesinden korkma
- Sosyal ve performans durumlarından kaçınma veya büyük sıkıntıyla katlanma
- Öncesinde günler/haftalar süren beklenti kaygısı, sonrasında olayı zihinde tekrar tekrar gözden geçirme
Bu belirtiler sürekli hâle geldiyse ve yaşamı kısıtlıyorsa değerlendirme önerilir.
Ne kadar yaygındır? (Epidemiyoloji)
Sosyal anksiyete bozukluğu en sık görülen anksiyete bozukluklarından biridir; ABD erişkin verilerinde yaşam boyu görülme sıklığı yaklaşık %12–13 olarak bildirilmiştir. Genellikle erken ergenlikte (ortalama 11 yaş civarı) başlar ve tedavi edilmezse süreklilik gösterme eğilimindedir. Bazı diğer anksiyete bozukluklarının aksine, kadın-erkek görülme farkı sosyal anksiyetede daha az belirgindir.
Nedenleri ve risk faktörleri
Sosyal anksiyete biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin birleşimiyle gelişir. Ailesel/kalıtsal yatkınlık, çocuklukta yaşanan olumsuz sosyal deneyimler, ebeveyn tutumları ve ruhsal sağlık öyküsü risk faktörleri arasındadır. Ailesel birliktelik, korkunun birden çok ortama yayıldığı biçimde, yalnızca performansla sınırlı biçimden daha güçlü görünmektedir.
Tanı nasıl konur?
Tanı, ayrıntılı bir klinik görüşmeyle konur. Hekim; korkunun konusunu ve şiddetini, kaçınma davranışını, kaygının sosyokültürel bağlama göre orantısız olup olmadığını ve yaşam üzerindeki etkisini değerlendirir; ayrıca depresyon ve diğer eşlik eden durumları gözden geçirir. Değerlendirmeyi desteklemek için Liebowitz Sosyal Anksiyete Ölçeği (LSAS) gibi ölçekler kullanılabilir; ancak tanı klinik görüşmeye dayanır.
Nasıl tedavi edilir?
Sosyal anksiyete bozukluğu tedavi edilebilir bir hastalıktır. Temel kanıta dayalı yaklaşımlar psikoterapi ve ilaç tedavisidir. Psikoterapide bilişsel davranışçı terapi (BDT) en geniş kanıt tabanına sahip başlangıç tedavisidir; kabul ve kararlılık terapisi (ACT) de yararlı görünmektedir. İlaç tedavisinde ilk basamak seçenekler genellikle SSRI ve SNRI grubu ilaçlardır (ör. venlafaksin); bunlar özellikle psikoterapiye ulaşılamadığında veya tercih edilmediğinde önerilir ve nüksü azaltmaya yardımcı olabilir. Tedavi kişiye özel planlanır ve düzenli takiple yürütülür.
Kendinize destek olabilecek öneriler
Aşağıdaki öneriler profesyonel tedaviyi destekleyici olabilir; ancak tedavinin yerini tutmaz.
- Kaçınmayı kademeli azaltmak: Küçük adımlarla sosyal ortamlara girmek, kaygıyı zamanla azaltır.
- Dikkati dışa yöneltmek: Sürekli kendini izlemek yerine ortama/karşındakine odaklanmak yardımcı olabilir.
- Nefes ve gevşeme teknikleri: Bedensel gerginliği yatıştırabilir.
- Gerçekçi değerlendirme: “Herkes beni yargılıyor” gibi düşünceleri sorgulamak faydalı olabilir.
Belirtiler yaşamı kısıtlıyorsa profesyonel değerlendirme ertelenmemelidir.
Seyri ve iyileşme süreci (prognoz)
Sosyal anksiyete tedavi edilmediğinde çoğu zaman süreğen bir seyir izler ve sıklıkla depresyon gibi başka durumlar eşlik eder. Ancak uygun tedaviyle belirtiler belirgin biçimde azalır; bilişsel davranışçı terapinin kazanımları bir yıldan uzun süre korunabilir. İlaç tedavisi erken bırakıldığında nüks riski artabildiğinden, bırakma kararı hekimle birlikte verilmelidir.
Bir yakınınız sosyal anksiyete yaşıyorsa ne yapabilirsiniz?
Yakınınızı utangaçlığı yüzünden eleştirmemek, sosyal ortamlara zorlamak yerine küçük ve kademeli adımlarda desteklemek ve profesyonel yardıma yönlendirmek en faydalı tutumdur. Anlayışlı bir sosyal destek, iyileşme sürecine olumlu katkı sağlar.
İlgili testler
Sosyal anksiyetenin şiddetini değerlendirmek ve tedavi yanıtını izlemek için en çok kullanılan, bilimsel olarak doğrulanmış ölçek Liebowitz Sosyal Anksiyete Ölçeği (LSAS)‘dir; Sosyal Fobi Envanteri (SPIN) de kullanılır. Bu ölçekler tek başına tanı koydurmaz, tanıyı ve takibi destekler.
İç link: [Liebowitz Sosyal Anksiyete Ölçeği] sayfasına bağlanacak.
Sık Sorulan Sorular
- Sosyal anksiyete utangaçlık mı? Hayır. Utangaçlık yaygın bir kişilik özelliğidir; sosyal anksiyete bozukluğu ise korkunun sürekli, aşırı ve yaşamı kısıtlayacak düzeyde olduğu klinik bir durumdur.
- Sosyal fobi geçer mi? Evet. Uygun psikoterapi ve/veya ilaç tedavisiyle belirtiler belirgin biçimde azalır ve kişi sosyal yaşamını büyük ölçüde geri kazanabilir.
- İlaçsız, sadece terapiyle düzelir mi? Birçok kişide bilişsel davranışçı terapi tek başına etkilidir. Daha ağır durumlarda ilaç, psikoterapi ya da ikisinin birlikte uygulanmasına hekiminizle birlikte karar verilir.
- Sosyal anksiyete ilaçları bağımlılık yapar mı? İlk basamakta kullanılan SSRI/SNRI grubu ilaçlar bağımlılık yapmaz. Başlama ve bırakma hekim kontrolünde olmalıdır.
Ne zaman bir psikiyatriste başvurulmalı?
Sosyal kaygı; işinizi, eğitiminizi, ilişkilerinizi veya günlük yaşamınızı kısıtlıyorsa bir uzmana başvurmak doğru bir adımdır. Sosyal anksiyeteye özellikle depresyon sık eşlik eder ve bu durumda intihar riski artabilir. Aklınıza kendinize zarar verme ya da intihar düşünceleri geliyorsa gecikmeden en yakın acil servise veya bir ruh sağlığı uzmanına başvurun.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; teşhis ve tedavi için bir uzmana başvurun.
Kaynaklar
- Stein MB, Stein DJ. Social Anxiety Disorder. 2018.
- Mayo-Wilson E, ve ark. Psychological and pharmacological interventions for social anxiety disorder in adults: a systematic review and network meta-analysis. Lancet Psychiatry. 2014;1:368–376.
- Szuhany KL, Simon NM. Anxiety Disorders: A Review. JAMA. 2022;328(24):2431–2445.
- Williams T, ve ark. Pharmacotherapy for social anxiety disorder (SAnD). Cochrane Database Syst Rev. 2017;10:CD001206.
- Kindred R, Bates G, McBride NL. Long-term outcomes of CBT for social anxiety disorder: A meta-analysis of RCTs. J Anxiety Disord. 2022;92:102640.
- Carpenter JK, ve ark. Cognitive Behavioral Therapy for Anxiety and Related Disorders: A Meta-Analysis of RCTs. Depress Anxiety. 2018;35:502–514.
- Blanco C, ve ark. The evidence-based pharmacotherapy of social anxiety disorder. Int J Neuropsychopharmacol. 2013;16:235–249.
- Heimberg RG, ve ark. Social Anxiety Disorder in DSM-5. Depress Anxiety. 2014;31.